Porto’ya Ulaşım

Türkiye’den: istanbul’dan Portekiz’e direkt uçuş sadece Porto’ya ve Lizbon’a, Türk Havayolları ya da Türk Havayollarının çalıştırdığı TAP Air Portugal havayolu ile mümkün ve 4.5 saat sürüyor. Ayrıca Lufthansa ile Frankfurt’ta ya da KLM ile Amsterdam’da aktarma yaparak ulaşabilirsiniz.

Avrupa’dan: Eğer Avrupa’dan uçarsanız çoğu şehirde Ryanair olduğu için sadece Porto’yu veya Lizbon’u değil, Portekiz’in diğer güzel noktaları Faro’yu, Ponta Delgada’yı, Madeira Adaları’nı ziyaret edebilirsiniz.

Porto’da Ulaşım

Porto havaalanından şehir merkezine ulaşım:  Havaalanından merkeze mor renkli E metro hattı var ve bilet fiyatı tek yön 2.60 euro. Porto 12 bölgeye (zone) ayrıldığı için bilet alırken gideceğiniz durağın nerede olduğuna(Z1, Z2, Z3 vs.) makinede yazan listeden bakıp seçiyorsunuz ve metroya binmeden önce de mutlaka onaylatmanız gerekiyor ki 95 euro ceza ödemek zorunda kalmayın. Önemli bir bilgi olarak bilet olarak satın aldığınız mavi kartları (andante) atmayın çünkü daha sonra para yüklemesi için kullanabiliyorsunuz.

Porto şehir içi ulaşım: Porto her ne kadar yokuşlu bir şehir olsa da en güzel yürüyerek keşfediliyor. Her sokağı her köşesi ayrı bir güzellik, o yüzden biz Foz’a gitmek dışında toplu taşıma hiç kullanmadık. Eğer kullanacaksanız Porto’da toplu taşıma araçları otobüs, tramvay, metro ve füniküler. Tramvay daha çok şehir merkezinde hizmet veriyor fakat otobüsle Porto’nun birçok semtini ziyaret edebilirsiniz. Sadece Ribeira ile Batalha semtleri arasında hizmet veren fünikülere Porto’ya kuş bakışı bakmak için andante biletinizle binmeniz mümkün.

Porto’ya Ne Zaman Gidilir?

Porto güneşli havanın tadını çıkarmaya değer bir şehir. Bu yüzden bence ziyaret etmek için en doğru zaman Mart ve Ekim ayları arasında. Ben Nisan ayının ortasında ortaydım ve bence gidilebilecek en doğru zamanlardan biriydi, hem turist yoğunluğunun az hem havanın abartılı sıcak olmadığı ve hem de uçak biletinin yaz aylarına göre daha uygun olduğu bir dönemdi. Yaz aylarında gitmek içinse Haziran ayını tavsiye ederim. Çünkü 23 Haziran’da Porto’da Festa de São João do Porto (Festival of St. John of Porto) isminde harika bir festival oluyor ve şehrin tamamı sokaklara akın ediyor. Bütün şehirle birlikte gece boyunca dans etmek, Douro Nehri’nde havai fişekleri izlemek istiyorsanız yılın en güzel zamanı.

Porto’da Konaklama

Benim tavsiyem Trindade metro istasyonuna yakın bir yerde kalmanız. Böylece her yere ulaşımınız daha kolay olur. Porto çok yokuşlu bir şehir olduğu için şehir merkezinden uzakta kalmak pek mantıklı olmaz diye düşünüyorum. Biz arkadaşımla Trindade metro istasyonuna yakın olduğu için ve sadece uyumak için gittiğimizden Mystery Hostel’de kaldık ve geceliği 14 euro verdik. Fakat eğer São João Festivali’ne geliyorsanız daha yüksek fiyatları göz önüne almalı ve erkenden rezervasyon yapmalısınız. Hatta daha şimdiden  Portekiz’de nereye giderseniz gidin bence konaklama seçeneklerine bakın.

Booking.com

Porto’da Gezilecek Yerler

Porto’da 3 gün kaldım ve Porto’yu doya doya gezmek istiyorsanız kesinlikle 3 günden daha az kalmanızı önermiyorum. Ben tek kelimeyle Porto’ya ba yıl dım! O yüzden gezip hayran kaldığım yerlerden tek tek bahsetmek istiyorum.

  • Aliados Meydanı (Avenida dos Aliados): Porto’nun kalbi olan bu meydandan en az 1 kere geçiyorsunuz. Şehrin önemli olayları ve kutlamaları genelde bu meydanda yapılıyor. İki tarafında araçlar için, orta bölümü de yayalar için ayrılmış. Meydanın tam ortasındaki gösterişli meclis binasını görebilirsiniz ayrıca her ayın ilk pazar günü ziyaret edebileceğinizi de unutmayın.
  • Riberia Bölgesi: UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer alan dünyaca ünlü Ribeira bölgesi bu şehrin olmazsa olmazı.Douro Nehri’nin kenarında yer alan bu bölge bitişik rengarenk evlerden, yan yana dizilmiş kafe ve restoranlardan oluşuyor. 24 saat boyunca canlı olan bu bölge canlı müzik performansalrıyla, insanlarıyla, dükkanlarıyla herkese keyifli anlar yaşatma potansiyeline sahip bence. Herhangi bir kafeye oturup Douro Nehri’ni ve Gaia bölgesini huzurla izlemeden dönmeyin.
  • Sao Bento Tren İstasyonu: Porto’da mutlaka görülmesi gereken bir yer de şehrin ana tren istasyonu. Sizi tren istasyonundan çok devasa bir sanat galerisi karşılıyor sanki. Duvarlarda sanatçı Jorge Colaço’ya ait 20.000’e yakın seramik bulunuyor ve Porto ile Portekiz tarihi resmedilmiş.
Adeta bir müze: Sao Bento Tren İstasyonu
  • Ponte de Dom Luis: Tren istasyonunda bol bol fotoğraf çektikten sonra bir sonraki durağımız Porto’nun simgelerinden biri 1886 yılında yapılmış Dom Luis köprüsü. 385 metre uzunluğunda ve 44 metre yüksekliğindeki bu köprünün bir özelliği dünya üzerinde göreceğiniz en uzun demir kemeri olması. 2 katı bulunan bu köprünün üst kısmından tramvay, alt kısmından ise araçlar geçiyor. Yayalar ise her iki katı da kullanabiliyor. Yükseklik korkunuz olsa dahi bu köprüden geçmenizi ve manzaranın keyfini çıkarmanızı öneririm.
  • Serra do Pillar: En eşsiz Porto fotoğraflarını çekebileceğiniz Gaia bölgesindeki 1670 yılından kalma Serra do Pillar Manastırı 1996 yılında Unesco’nun da koruması altına alınmış. Dom Luis köprüsünden geçtikten sonra soldan yokuş çıkarak buraya ulaşabilirsiniz. Her ne kadar tepede de olsa kesinlikle görmeye değer.
  • Villa Nova de Gaia: Porto’nun ünlü port şarabının tadımı için gideceğiniz yer burası. Nehrin kenarında yürüyüş yapabilir, Porto manzarasının tadını çıkarabilir ve çeşit çeşit markaların mahzenlerini gezip şarap tadımı yapabilirsiniz. Genel olarak  şarap tadım turları 12 euro.  Şarap Tadımı için Öneri:

Cálem: Geleneksel turun yanında Calem, hiçbir şarap mahzeninde bulunmayan eşsiz bir deneyim de sunuyor: Geleneksel Portekiz müziği yani fado konserini de turun sonunda izleme şansınız var.

Ferreira: Benim en sevdiğim port wine üreticisi Ferreira’nın şarap tadımında 250 yıllık bu markayı, port şarabının tarihini ve Douro bölgesini keşfe çıkabilirsiniz.

Porto Cruz: Şarap tadımının yanında workshoplara, çikolata ve peynir tadımına da katılma şansınız var. Buradan ayrılmadan önce mutlaka 360 º terasına çıkın ve eşsiz manzaraya bir bakın!

  • São Pedro da Afurada : Nehrin Atlantik Okyanusu’na döküldüğü diğer bir noktada bulunan bu küçük balıkçı kasabası o kadar lokal ve hayat dolu bir yer ki. Merkezinde bulunan semte ait çamaşırhanesi (lavadauro public da afurada) sizi geçmişe götürüyor. Burada yaşayan kadınların gelip elleriyle çamaşırlarını yıkadığı ardından kumsal kenarındaki alana çamaşırlarını asıp okyanus esintisinde kuruttuğu bir yer. Ayrıca bu semtte yemek için şehir merkezine göre çok daha lokal ve uygun fiyatlı balık restoranları var.
Semtin çamaşırhanesi
Okyanus esintisinde kuruyan çamaşırlar
  • Majestic Café: 1921’de inşa edilen bu ihtişamlı kafe, birçok tipik özelliği ile Art Nouveau mimarisinin inanılmaz bir örneğidir. Bir şey yiyip içmeden de girip ziyaret etmeye değer. Bu kafe zamanında şehrin elit kesiminin buluşma noktasıymış. Yazarlar, politikacılar, sanatçılar, düşünürler buraya gelir fikir alışverişi yaparmış.
Kafe açıldığı an gidip en boş halini fotoğrafladım 🙂
  • Mercado de bolhao: Eğer yerel bir hava almak istiyorsanız bu halk pazarına gitmenizi öneririm. Portekiz halkının canlılığını en yakından görmek bir yana hediyelik eşya almak için de güzel bir yer. Pazar günleri dışında Cumartesi günü 7:00 ile 13:00 arası, diğer günler ise 7:00 ile 17:00 arası açık.
  • Foz do Duoro: Nehrin Atlantik Okyanusu’na döküldüğü noktada bulunan Foz günbatımı için en ideal yer. Okyanusun dalgalarının yükseldiği ve Peynir Kalesi olarak bilinen o güzel manzarayı görmeden dönmeyin. Bu kale yaklaşık 350 yıllık Castelo do Queijo, okyanusun kenarında savunma amacıyla yapılmış. Önceden balıkçı köyü olan bu yer şimdiyse sahildeki cafeler ve restoranlarla dolu.

    Foz do Douro
  • Casa de Musica:  Buraya gitmeye zamanım olmadı fakat gelmeden önce çok gitmek istediğim bir yerdi. Pazar günleri kapalı olan bu Portekiz’in en büyük konser salonunu ziyaret etmek ya da konsere gitmek istiyorsanız gerekli bilgiyi bu linkte bulabilirsiniz.
  • Hogwarts merdivenleri mi Livraria Lello merdivenleri mi?

    Livraria Lello: Porto’nun o meşhur kitapçısı. Harry Potter hayranlarının da seveceği bir yer olan bu kitapçıya J.K. Rowling zamanında Porto’da yaşarken sık sık geliyormuş ve burası ona hikayelerini yazarken ilham kaynağı olmuş. Girişi 4 euro ve eğer kitap alırsanız giriş ücreti kadar indirim kazanıyorsunuz. Ayrıca burada çok eski ve özel kitapların bulunduğu büro da var, orada da Küçük Prens’in ilk baskısı sergileniyor ve fiyatı 3500 euro. Her ne kadar çoğu kitabın dili Portekizce de olsa mutlaka kitaplara göz atmanızı öneririm.

  • Jardins de Palacio de Cristal: Porto’nun o göz alıcı manzarasını seyredebilmek için en güzel noktalardan biri. Özellikle parkın içindeki tavuskuşlarını görmek için bile gitmeye değer.
  • Pop Cereal Café: Bu cafe aslında turistik bir yer değil ama görmeye değer! Bana çok orjinal geldiği için ziyaret etmek istedim iyi ki de ettim. Burada dünyanın farklı ülkelerinden gelen 128 çeşit cereal bulunuyormuş. Hayran kalınası bir dekorasyonu ve atmosferi var. Kahvaltı için şirin bir adres olabilir. Lisbon’da da biraz daha büyük bir şubesi varmış.

Porto’da Yeme-İçme

Porto’yu ziyaret etmek için en büyük sebeplerden biri de yemek. Lezzet ve performans uyumu harika. Çok rahat bir şekilde öğle yemeğinizi 6 eurodan daha az ya da menü şeklinde 7-8 euroya yiyebilirsiniz.

Yemeden dönmemeniz gerekenler:

  • Bacalhau (kızartma ve ızgara): Okyanusta yetişen bir balık türü olan Bacalhau, tüm Portekiz’in geleneksel yemeği 1001 farklı yöntemle pişirilip servis edilen Bacalhau’nun ben en çok kızartmasını sevdim.
  • Francesinha: Kelime anlamı küçük Fransız kız, Portolular içinse tost olan Francesinha içinde çeşit çeşit et bulunuyor, üzerine de peynir konulup özel sosuyla servis ediliyor. Yedikten sonra birkaç öğün acıkmıyorsunuz.
Yanında Superbock birası ile güzel bir öğle yemeği olabilir
  • Pasteis de Nata: Yumurtalı muhallebili turta olan Pasteis de Nata Portekiz’in en ünlü tatlısıdır. Mutlaka denemelisiniz, çok mu çok lezzetli!
Kahvenin yanına çok yakışan bir lezzet Pasteis de Nata
  • Sardinhas: Sardalya balığı Porto’da sıkça karşılaşacağınız deniz ürünlerinden bir tanesi.

Nata Lisboa ve Fabrica da Nata: Şehirde Pasteis de Nata tatlısını tatmak için en ünlü yerler. Bu tatlının pastanelerdeki fiyatı 80 cent ile 1 euro arasında değişiyor, fakat her yerde tadı aynı güzellikte diyebilirim.

 O Vicio do Cafe: Francesinha yemek için Majestic Cafe’ye gitmek istedik fakat fiyat 20 euro olunca biraz alternatif mekan araştırdık. Majestic Cafe’den köprü yönüne doğru ilerlerken ilk sağdan girerseniz bu cafe ile karşılaşabilirsiniz. Francesinha, içecek ve de espresso kahve şeklindeki menü sadece 7 euroydu. Ucuz diye francesinhadan pek umutlu değildik ama beklediğimizden çok lezzetliydi. O yüzden sizinle de paylaşmak istedim eğer francesinha yemek için uygun yer ararsanız. 🙂

Lokal bir şekilde yemek yemek istiyorsanız şehir merkezinde de bulabileceğiniz gibi Afurada semtini de kesinlikle öneririm. Biz FC Porto ismindeki restorana oturduk o kadar yerel bir yerdi ki yanımızda mekan sahibi ile röportaj yapıldı. 🙂  İlk oturduğunuzda size ev yapımı ekmeklerinden ve zeytin ikram ediyorlar. Yemek olarak da biz bol sarımsaklı ve soğanlı bacalhau (morina balığı) ile ızgara kalamar tercih ettik. Yanında ikram olarak gelen baharatlı haşlanmış patatesle birlikte masadan çok tatmin ayrıldık ve ödediğimiz ücret de 30 euro idi.

Elbette Porto’daysanız bol bol şarap tüketmelisiniz fakat alternatif yer olarak size harika bardaklarda kokteyller getiren Bali-Hai Bar‘ı öneririm. Bardaklar resimde gördüğünüz gibi o kadar orjinal ki incelemekten kokteylinizi içmeye başlayamıyorsunuz, bu bardaklar İspanya’da yapılıp orada satılıyormuş. Kokteyl fiyatları ise 5-6 euro civarı.

Kaynak: TripAdvisor

Ayrıca şarap yerine bira tercih eden biriyseniz Portekiz’in birası Superbock’u denemeden dönmeyin!

Sizin de çok güzel anılarla döneceğinizden eminim, şimdiden iyi gezmeler dilerim!

0 Paylaşımlar

Write A Comment

Önceki yazıyı okuyun:
Fas Hakkında Ne Biliyoruz?

Fas, Afrika kıtasının kuzey batısında, bir tarafında Akdeniz diğer tarafında Atlantik okyanusu boyunca uzanan esrarengiz bir ülke.  Bir zamanlar Osmanlı’nın Fes üretim yeri...

Kapat